PETROLÜN YERİNİ HANGİ ENERJİ ALABİLİR?

Giderek artan petrol fiyatları ve hava kirliliğinden dolayı yaşanan sorunlar alternatif enerji çeşitlerini her zamankinden daha önemli hale getirdi

Modern insan teknolojinin verdiği nimetler ve huzur sayesinde giderek tüketici yaşam tarzına karşı daha bağımlı hale geldi.

Bugün aracıyla her istediği yere giden ve yoldayken cep telefonu sayesinde işlerinin birçoğunun halleden insanlar asla teknolojinin nimetlerinden vaz geçmek istemez.

Eskiden yaşam alanı, bereketli topraklar ve yemek için çıkan savaşlar çok yakın gelecekte enerji kaynakları yüzünden tekrar yaşanabilir.

Özellikle, Çin gibi yeni süper güçlerin ortaya çıkması ve nüfus fazlalığı devletlerin halklarını mutlu etmek için yeni enerji kaynaklarına yönelmesine neden oldu.

Ancak, tüm tüketim krizi bir yandan doğanın dengesini bozarken öteki yandın fosil yakıtların kıtlaşmasını sağlıyor. Peki, uzmanların korktuğu bu savaşları hangi teknolojiler önleyebilir?

Uzmanların umutla baktığı alternatif enerji teknolojilerinden hangisi geleceğin anahtarına sahip olacak? Petrol fiyatları her geçen gün hangi alternatif enerji dünyayı kurtarabilir? Teknoloji sitesi ShiftDelete.Net geleceğin en büyük alternatif enerji kaynaklarını araştırıp bu sorunun cevabını aradı.

Güneş Enerjisi

Bilimsel adı solar olan güneş enerjisi uzmanların ve devletlerin en umutla baktığı teknolojilerden biri. Dünyayı değiştireceği düşünen bu enerji üretim teknolojisini günümüzde yavaş yavaş kullanmaya başladık.

Birçok devlet, masraflarını azaltmak için sokak lambalarını ve trafik ışıklarını güneş panelleriyle çalışacak hale getirdi. Güneşin ışınlarını alıp bunu elektriğe dönüştüren paneller, cep telefonlarında da kullanılıyor.

Bazı otomobil firmaları, dış kaplaması güneş enerji paneli olan araçların tasarımlarını başladı bile. Şu anda güneş enerjisinden belki de en iyi yararlanan kurum ise NASA ve onların uzay sistemleri.

Geleceğin solar enerijyle çalışan şehir planı bu şekilde hazırlanıyor

Neler Yapılıyor?

Ancak güneş ernerjisiyle ilgili en büyük sorun yatırım maaliyetinin, getirisine göre oldukça fazla olması. Çoğu devlet adamı bu teknolojiyi son çare ve günümüzdeki sistemlere yardımcı bir üretici olarak görüyor.

GreenPeace gibi kurumlar, halkı bu konuda bilgilendirmeye çalışsa da NASA’nın kullandığı sun harvester (güneş hasatçıları) kadar kullanışlı bir teknolojiyi oluşturmak yıllar süren maaliyetli projelere mal oluyor. Güneş enerjisi yavaş yavaş ilerlese de olası bir kriz zamanında hayatımızın vaz geçilmezi olabilir.

Elektrik

Elektrik enerjisini böyle bir makalede görmek belki de sizi şaşırtabilir. Ancak, bugün tüm ihtiyaçlarımızı karşılayan elektriğin gelecekte daha farklı bir yerde olması bekleniyor.

Şu anda petrole en büyük alternatif yatırım ve uzman raporlarına göre elektrik olarak belirlendi. Otomobil firmalar, şu anda hybrid (yarı elektrikli yarı benzinli) araçlarıyla tüketicinin gönlünü kazanmak istese de sadece 5 yıl sonra yaşam tarzımız tamamen değişecek.

Otomobil firmaları şu anda tüketicilerin ön yargılı yaklaştığı % 100 elektrikle çalışan araçlara büyük yatırımlar yapıyor. Günümüzde bu konuda Tesla adlı otomobil firması ürettiği elektrikli spor araçlarla dikkat çekiyor.

Bu Teknolojinin Geleceği Ne Kadar Var?

Elektrikli araçların performansına Ferrari bile inanmış durumda. Firma geçtiğimiz yıl üzerinde çalıştığı yeni elektrikli otomobilini basın mensuplarına tanıtmıştı.

Peki, elektriğin geleceği ne kadar fazla? Elektrik şu anda ucuz ve hızlı üretilen bir enerji türü olabilir. Ancak gelecekte, otomobillerin de bu pazara girmesiyle birlikte elektriği üretmek için kullanılan ara teknolojilerin de değeri artmış olacak.

Elektrik sadece önümüzdeki 15 yıla hitap eden bir petrol alternatifi olabilir. Çünkü, solar gibi sonsuz ve zahmetsiz bir enerji değil.

Rüzgar Enerjisi

Özellikle kıyı ülkelerinde çok kullanılan bu teknoloji elektrik üretmek için kullanılan aracılardan biri. Dev rüzgar değirmenleri döndükçe dinamo etkisi yaratıp enerji üretmeye başlıyor.

Ancak tüm dünyanın, bu enerjiyi kullanması biraz zor. Bu teknoloji ancak rüzgarın bol olduğu yerlerde kullanılabiliyor. Ülkemiz için en çok önerilen alternatif enerji türlerinden biri olan, rüzgarı günlük yaşamımıza eklememiz biraz zor.

Rüzgar enerjisi ilgisizliğin kurbanlarından

Zira güneş panelli, cep telefonu ve klavya gibi ürünlerin bile kullanımı zorken rüzgar türbinini kullanan tasarımlara şirketler pek sıcak bakmıyor.

Devletler için rüzgar enerjisi tıpkı solar gibi, mevcut sistemlere destek verecek alternetiflerden biri.

Jeotermal Enerji

Bazıları için bilimkurgu gibi gelen jeotermal enerji solar kadar tükenmez bir alternatif. Temelde bu enerji türünü üreten teknolojiler, yerkabuğunda bulunan ısı, kimyasal ve buharın işlenmesini sağlar.

Finlandiye bu konuda yatırım yapmaktan çekinmiyor

Kısacası, yer yüzünün ısısını kullanan jeotermal santreller dünyamızın bu tükenmez enerjisini elektriğe çevirir. Her ne kadar müthiş gibi görünse de yeterli verimin alınaması nedeniyle devletler bu enerji üretim teknolojilerine de sıcak bakmıyor.

İstatistiklere göre, Amerika’da geçtiğimiz yıl içerisinde jeotermal enerjiyle üretilen elektrik ülkenin ulusal ihtiyaçlarının sadece yüzde 0.3′ünü karşılayabildi.

Ülkemizde de bu enerjiyle az da olsa elektrik üretilebiliyor.

Nükleer Enerji

Yatırım başına en büyük kazancı ve tehlikeyi sunan enerji teknolojisi ise nükleer enerji. Atom bombasını kullanan Amerika 1950′li yıllarda elindeki bu güç sayesinde tüm dünyayı değiştireceğini inanıyordu.

Birçok otomobil ve ulaşım firması nükleer enerjiyile çalışan araçlarını bile hazırlamaya başlamıştı. Ancak, ABD’li uzmanların temiz, kullanışlı ve güvenli diye dünyaya satmaya çalıştığı bu enerjinin bir ölüm tuzağı olduğu ileriki yıllardaki başarısız deneyler ve Çernobil felaketiyle birkez daha ortaya çıktı.

Nükleer enerji üreten firmalar, modern teknoloji ve hasas çalışma sayesinde artık büyük krizlerin yaşanmayacağı konusunda açıklamalarda bulunuyor. Ancak, dünya ikinci bir Çernobil felaketini yaşamak istemiyor o yüzen nükleer  enerji benzine alternatif olamıyor.

Bor

Bor konusunda yapılan araştırmalar, belki de geleceğin en umut verici enerji üretim teknolojisinin bu madenden doğacağını söylüyor.

Ancak, dünyanın en büyük bor yataklarının ülkemizde olduğu söylenmesine rağmen bu madeni sürekli enerjiye çevirecek büyük araştırmalar ve Ar-Ge projeleri henüz yapılmadı.

Be Sociable, Share!

Leave a Reply