Kara Basan

Öyle bir Metropolde yaşıyoruz ki…
Birkaç saat kar yağdığında, elektrikler kesiliyor, şehre doğalgaz verilmiyor ve insanların dünya ile bağlantıları kesiliyor, Soğuğa ve karanlığa mahkum oluyor tüm yaşayanları.

Öyle bir kent ki burası…
Kar yağdığında, trafik kilitleniyor, Metrobüsler duruyor, Metro çalışmıyor toplu taşıma imkanları ve saatleri kısıtlanıyor ve toplu taşıma istifli taşımaya dönüşüyor, insanlar karda kışta kıtalararası yürüyerek evlerine ulaşmak zorunda kalıyor.

Öyle bir Şehir ki burası…
Kar yağdığında, yetkililer afet koordinasyonu yapmak için toplanıyorlar ama bir saatlik kar yağışı afetini yönetemiyorlar.

Öyle bir İlçede yaşıyoruz ki…
Yöneticilerin kriz yönetim anlayışı tuz satın almak ölçeğinde. “Kriz yönetimi” yerine “Keriz yönetimi” yapılıyor. 3 gün öncesinden beklenen kar yağışının İstanbul gibi bir yerde afete dönüşmesine engel olunamıyor.

Öyle bir köy ki yaşadığımız yer…
Sorumsuz sorumluları, yaptıkları hataları ve yönetemedikleri kriz sebebiyle halkı uğrattıkları zararları, çektirdikleri çileleri, yokmuş gibi davranarak, unutturma yoluna gidiyorlar. Dünyaya verdikleri “İstanbul MetroKöyü” imajını hiçe sayarak görevlerine (hani şu yerine getiremedikleri) gönül rahatıyla devam ediyorlar.

Başka bir metropol şehirde yaşasaydık?
Bu kadar büyük bir bölgede elektrik kesintisi yaşanmaması için şebeke mimarisi Enerji Güvenliği esaslarına göre farklı olarak yapılırdı.
Şehrin Doğalgaz şirketi elektrikler geldikten sonra değil de gelmeden önce abonelerine, Kombilerini kapatmalarını aksi takdirde elektrik geldiğinde regülatörlerin aşırı yüklenmesinden sigortalarının atabileceği ve doğalgazsız kalacaklarını SMS yoluyla bildirirlerdi.

Başka bir metropol şehirde yaşasaydık?
Trafiğe zincir takmadan çıkış önlenir, önceki kar yağışında yaşanan manzaralar ekranlarda kamu spotu olarak günlerce döndürülür ve halkın farkındalık düzeyi artırılırdı. Trafik belirli saatlerde belirli yollardan verilir ve bu konuda bilgilendirme yapılırdı. Metrobüs hattındaki tuzlama çalışmaları ivedilikle yapılır ve halk deniz yoluyla ulaşıma yönlendirilerek aşırı yüklenmeye engel olunurdu.

Başka bir metropol şehirde yaşasaydık?
Hülasa kar, yağmur, su baskını köprü yıkılması, deprem, yangın, nükleer saldırı vb. tüm afet senaryoları için planlar yapılır ve tatbikatler yapılırdı.

Başka bir metropol şehirde yaşasaydık?
Bu yaşananlar karşısında İETT, İGDAŞ, TEDAŞ yada BEDAŞ sorumluları istifa eder yada görevden alınırlardı.

Bizde elektrikli otomobillerin altyapısının kurulması, akıllı şebekenin tesisi ulaşımın akıllandırılması ve elektriklendirilmesinden bahsediyoruz Galiba önce halk olarak bizim ve yöneticilerimizin akıllanması gerekiyor ki beklentiler ve hayallerimiz değişsin şehirler ve ulaşım değişsin.

Hayat değiştikçe, geliştikçe güzel…

Yazan: Elyase İSKENDER

Be Sociable, Share!

Leave a Reply