Mispark’a tavsiyeler

1-     MİSPARK’ın Vizyonunun Yeniden Belirlenmesi

Kuruluşundaki anlayış ve yapı işlevini yerine getirip nöbetlerini yeni kişilere devrettiğine göre artık bir dönemin kapandığı aşikardır. Bu dönem yaklaşık 3 yıl önce bitirilmesi gerekirken konjonktür ve gerekliliklerden dolayı maalesef uzamıştır.

MİSPARK artık 2. Evreye geçmiş olup bu evrenin adı ya da mottosu bana göre “Marka değerini artır” olmalıdır. Bu sürecin 2011 – 2014 stratejik planı hazırlık çalışmalarıyla örtüşmesi ise gayet önemli bir fırsatı doğurmaktadır. Yeni stratejik plan bu anlayışa göre yapılmalıdır. Bu çerçevede vizyonun ve yönetimin hedeflerinin yeniden belirlenmesi gerekmektedir.

(Aslında buradan sonra sıralanacak maddeler önceki yönetim aşamasında çözülmüş olması gereken süreçleri içermekte olduğundan acilen üstesinden gelinmesi gereklidir.)

2-     Kalite Yönetim Sistemi Üzerine Düşünceler

Kalite Yönetim Sistemi (KYS) tüm süreç, akış ve dokümanları ile hayata geçirilmeli ve bundan taviz verilmemelidir. Bu çerçevede şirketin acilen Genel Müdürlük makamına bağlı bir Kalite Yöneticisine ihtiyacı bulunmakta olup bu yöneticinin süreçlerin diğer birimlerde de hayata geçirilmesi için gerekli yönetim desteği ve yetki ile donatılması da elzemdir.

Zira özelleştirmede öncelenmiş bir kurum olan MİSPARK’ın henüz oturmuş bir sistemi yoktur ve bu oldukça önemli bir zafiyettir.

Birkaç yıldır KYS üzerine çalışılmış olsa da şirketin oturmamış yapısı ve devamlı güncellenen hiyerarşisi bu sistemin tekrar gözden geçirilmesini hatta yürütülmesini zorunlu kılmaktadır.

3-     Organizasyon Kültürü

Yeniliklere açık gündemi sıkı takip eden ve kendinde gerekli güncellemeleri yapabilen bir anlayış şirket içerisinde oturmuş değildir. Bu anlayışın oturtulması için vizyon sahibi orta kademe yöneticiler ile birim sorumlularına ihtiyaç duyulmaktadır.

Şirketin sistemini sadece kapatma, örtme gizleme yoluyla (ki arapçası zulüm oluyor bu kelimelerin) tehditlere karşı korumak yerine araştırmacı ruh, bilimsel, akılcı ve katılımcı bir anlayış ile sürekli olarak kendini geliştiren ve bir değişim içinde olan yenilik ve iyileştirmelere kapılarını açık tutan basiretli insanlara ihtiyacı had safhadadır. Bu sebeple yeni yönetimin tüm organizasyonu yeniden oluşturması ve bu nitelikleri bu yeniden oluşumda öncelemesi gerekmektedir.

4-     Yolsuzlukla Mücadele

Maalesef paranın yüzünün cehenneme dönük olması paraya, ona değen insanları da yakan bir özelliği yüklemektedir. Buna birde yetersiz maaş düzeyi ve sosyal hakları eklediğimizde (ki bu ülke genelinde bir problemdir maalesef ) insanların bu çukura düşmesi daha kolay olmaktadır. MİSPARK içerisinde sahada parayı toplayan personelin böyle bir handikapı bulunmaktadır. Bir de buna mecburi bünyeye katılan ve maalesef İslam terbiyesi almamış insanları eklersek bu sorun şirketin önünde devasa bir tehlike halini almaktadır.

Bununla alakalı olarak sahadaki personelin yerleri tamamen değiştirilmeli ve bu süreç sıklıkla tekrar edilmelidir. Ayrıca denetleme yöntemleri çağa uyum sağlayacak şekilde genişletilmeli buna ek olarak oto kontrol mekanizması kurulmalı ve bu mekanizma ödüllerle teşvik edilmelidir. Personelin maaşlarında bu çerçevede iyileştirme yapılmalı ve bu iyileştirmenin sebebi açık şekilde belirtilmelidir. Bunlara ek olarak denetim mekanizmasının sonuçlarına göre caydırıcı cezalar hayata geçirilmeli ve bu cezalar gelecek telefon veya baskılara rağmen verilmelidir.

5-     Performans Değerlendirme Sistemi

Performans değerlendirme hem özverili olarak çalışanla çalışmayanı ayırmak hem de suçsuz olmayı suç olmaktan çıkarmak için gerekli bir kurumsal mekanizmadır.

Bu çerçevede çalışandan beklentilerin ne olduğu belirlendikten sonra bu beklentilere yönelik eylemler çıkarılmalı ve bu eylemler ekseninde personelin performansı değerlendirilmeli ve ay sonunda maaşlarına yansıtılmalıdır.

Bununla ilgili çalışma şirket genelinde oluşturulacak bir komisyonca ivedilikle gerçekleştirilmeli ve PDS hayata geçirilmelidir.

Zira nasıl ki bir makineyi değerli kılan çalışması, sağlamlığı ve işlevselliği ise şirketleri de değerli kılan oturmuş süreçleri, nitelikli personelleri,  müşterileri ve  satış ağıdır. Bu sebeple nitelikli personel ve her yönüyle verimliliği sağlanmış ve kişilerden bağımsızlığı garanti altına alınmış süreçler şirketi değerli kılacaktır.

6-     Personelden -> Makineye Evrim

Ülkenin sosyal gerçeklikleri ile finansal gerçeklikler göz önünde bulundurularak kademeli bir şekilde parkmetre kullanımı hayata geçirilmelidir.

Parkmetre kullanımı ile bir park görevlisinin sorumluluk alanı ortalama 3 kata çıkarılabilmektedir. İstanbul çapında hızlı bir kapasite artışına gerek olduğu ve bazı yerlerde park ücreti alınırken bazı yerlerde alınmamasının açık bir şekilde ayrımcılık ve adaletsizliğe sebebiyet verdiği göz önüne alındığında bu çözümün ne denli önemli ve gerekli olduğu anlaşılacaktır.

Parkmetre cihazlarının elektrikli otomobil şarj ünitesi ile birlikte aynı muhafaza da saklanmasının mümkün olması da parkmetre için bir fırsat olarak gözükmektedir.

Bu çerçevede hem kapasite artışında, hem denetimde hem de kapalı ve açık otoparklarda makineleşme akılcı bir çözümdür.

Heryere Bariyer ve tam Otomasyon

Kadıköy eski Salı pazarı cirosundaki değişim (Bariyer sisteminden once 150 bin TL/Ay civarında iken bariyer sistemi kurulduktan sonar 210 bin TL/Ay civarına çıkması) iyi düşünülmeli ve bu bağlamda açık otoparkların tamamına bariyer sistemi kurulmalıdır. Bu bağlamda şirket otomasyon sistemini işler hale ivedilikle getirmelidir.

7-     Kağıttan -> Dijitale Geçiş

Ücret toplamada ve şirket içi iletişimde kağıttan dijitale geçişin sağlanması da süreçlerin oturmasını kolaylaştıracak bir çözüm anlayışıdır. Ayrıca ücret toplamanın kredi kartı, İstanbul kart ve akıllı kartla yapılması ve kademeli olarak para toplama işinin personelden alınması (para kabul edilen ve edilmeyen otoparklar, nakit ödeme harici ödemelerde indirim vb. uygulamalarla) ciddi bir  gelir artışına sebep olacağı gibi insanların imtihan yükünü de hafifletecektir.

 

 

8-     Vatandaşla Barış

İstanbul vatandaşının MİSPARK’a bakış açısını değiştirecek uygulamalar hayata geçirilmelidir. MEB ile imzalanacak protokol çerçevesinde personelin Trafik Eğitimi derslerine katılımı, Park Etme Kültürünü genç dimağlara kazımak amacıyla yapılacak proje ve resim yarışmaları bunun için bir ilk adım olabilir.

Ayrıca personele iletişim ile ilgili dersler verilerek etkileri takip edilmelidir. Vatandaşa MİSPARK’ı belirli aralıklarla sorarak iyileşmenin takip edilmesi yine MİSPARK için olumlu görüşleri artıracaktır.

Bunlara ek olarak 2012 1 Ocak milat ilan edilerek bundan önceki borçların affının sağlanması (tabi ki belirli kriterler konularak örneğin aynı plakanın tekrar aynı hareketi tekrarlaması durumunda borcunun hesabına tekrar işleneceği vb.) ve bu tarihten sonra her parklanma işleminin fotoğraflanarak kayıt altına alınması ile bundan sonra bu tarz suiistimallere mahal verilmemesi de gerekmektedir.

Bu konu ile ilgili personelin görüşlerine de başvurmak yine katılımcı yönetim anlayışının oturması için yapılabilecek önemli işlemlerdendir.

9-     Güvenlik Emniyet ve Standardizasyon

Otoparklarda oluşabilecek yangın ve benzeri sıkıntılara yönelik güvenli tedbirleri alınmalı, kontrolü sağlanmalı ve personel bu konuda belirli peryotlarla eğitilmeli ve denetlenmelidir. Terör eylemleri konusunda da personelin gerekli bilgilendirmeyi almış olmasında fayda bulunmaktadır. Ayrıca kapalı otoparkların sığınak olarak kullanımına yönelik planlar yapılmalı ve bir afet ve acil durum denetmeni çalıştırılmalıdır.

Ayrıca kurumun otoparklarının acilen ruhsatlandırılması ve sigortalanması gerekmektedir.

10-  İnsan Kaynakları Politikası

İnsan kaynakları politikasında maalesef belediyenin en büyük handikaplarından biri olan “biz çalıştık, sayemizde buralardasınız bu sebeple benim adamlarımı alacaksınız” şeklinde bir anlayışın yada hemşehriciliğin (mikro milliyetçiliğin) karar verme mekanizmalarında etkinliği devam etmesinden dolayı işe göre adam, yerine adama göre iş şeklinde bir anlayış hüküm sürmektedir.

Bu durum kadro ve organizasyon yapısı dönüşümü içerisinde kademeli olarak kaldırılmalı ve KPSS ile atanmalar ve görevlendirmelere tabi hale getirilmelidir. Bu konu ile ilgili öneriler ve çarpıklıklar bu raporun 2. Bölümünde ayrıntılarıyla işlenecektir.

 

11-  Bilgi Güvenliği

 

İstanbul halkına ait önemli bilgileri toplayan bu yönüyle oldukça mahrem bir iş yapan bir kurumun veri güvenliğini en üst düzeyde sağlaması gerekmektedir. Bu bağlamda böyle bir mahrem işi yapan personelin aynı çatı altında, aynı adreste ve aynı işleri yürütmekte oldukları belediye personeli mesai arkadaşlarından farklılıkları giderilmeli ve taşeronluk bitirilmelidir.Aynı işleri yapan personellerin eşit işe eşit ücret söyleminin duyurulduğu bir dönemde senede ortalama 40 bin TL farklı kazançlar elde etmeleri oldukça büyük bir adaletsizliktir. Bu adaletsizliğin giderilmesi sahada para toplayan personelin, hem maddi olarak rahatlattığı hem de daha sağlam bir işte çalıştığı için kaybetmek istemeyişinden dolayı bazı yanlış tutumlara girmesini önleyecek ve bu da şirkete ciddi bir ciro artışı olarak dönecektir.

12-  Alternatif Projeler

Elektrikli otomobil şarj İstasyonları:

Mispark yaklaşık 700 noktada bulunmakla beraber bu noktaların yaklaşık 300’ünde elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu mümkün gibi gözükmektedir. Satılması düşünülen bir şirketin değerini artırabileceği önemli fırsatlardan biri de budur. İstanbul’da 300 noktada elektrikli otomobil şarj hizmeti veren bir Elektrikli Otomobil Şarj İstasyonu Ağı olma niteliği, kuruma çok büyük değer katacaktır.

Parkmetreler ve Şarj Üniteleri

Kurumun 1. Evrede yaptığı en önemli iş İstanbul halkına ve dolayısıyla Türk insanına park ücreti  ödeme alışkanlığı ve park kültürü oluşumu olmuştur. Kazandırılan davranışın bir sonraki aşaması parkmetrelerle ücret toplamayı gerçekleştirmek olduğu aşikardır. Bu davranış ise ilk once halihazırda ortalama 20 araçlık (yol üstü lokasyon ve ortalama bir devinim  için) bir park kapasitesini yönetebilen otopark görevlileri kullanılarak başlangıçta 40 ve kademeli olarak dünya standartları olan 100 kapasitenin yönetilmesi sonucunu doğuracak. Bu da 1 metre öncesi MİSPARK 1 metre sonrası bedava park olan bölgelerin oluşturduğu adaletsiz ortamın oldukça azalmasına sebep olacak ve ciddi bir otopark kapasitesi artışı meydana gelecektir. Aslında bu uygulamanın bir güzel yanı ise fiziksel olarak yollara yerleştirilecek olan parkmetre cihazları şarj üniteleri ile entegre hale getirilerek aynı zamanda elektrikli otomobil şarj ünitesi hizmeti de verebilecek olmasıdır. Bunların tabii sonucu olarak ilgili yol kenarı otoparklar için gerekli izinler, ruhsatlar, tedbirler ve belki de 10 – 20 senelik kiralamalar (kanunen uygunsa tabii ) mutlaka yerine getirilerek kontrollü bir otoparkçılık döneminin yolunun açılmasıdır.

Kısa Süreli Araç Kiralama

Tamamı elektrikli otomobillerden oluşan filoların kilometer bazlı, saat bazlı, yolculuk bazlı kısa sureli kiralanması başka bir fırsat olarak gözükmektedir. Elektrikli otomobillerin yaygınlaşması için olmazsa olmaz başlangıç noktası altyapı ve piyoner kullanıcılardır. Mispark İstanbul’un 700 noktasında araç depolayabilecek alanlara sahip olması dolayısıyla bu tarz bir araç kiralama işine de altyapı olarak müsaittir. Bu da kurumun hem sosyal sorumluluk projesi niteliğinde olacak hem de bu yönüyle prestijini artıracaktır.

Tabi bunun ilk aşaması şirketin kendi kullandığı 55 filo aracını elektrikli otomobillerden oluşan bir filo haline getirmesi ve şirketin bulunduğu genel merkez olan otoparka belirli sayıda elektrikli otomobil şarj ünitesi kurarak bu işlemi kendisi yapmaya başlamasıdır. Zira bir işin yada tavsiyenin başarılı olmasını istiyorsak onu once hayatımıza geçirmemiz hareketlerimizle örnek teşkil etmemiz akılcı olanıdır.

Elektrikli otomobillerin bedava parklanmasının da sağlanması bu konuya verilmiş önemli bir destek olacaktır.

Veri Madenciliği

Yine 700 noktada ve 2000 personelle hizmet vermenin getirdiği bir başka fırsat halihazırda toplanan parklanma verilerine çeşitli anket uygulamalarıyla yeni bilgiler ekleyerek bu bilgilerin çeşitli ticari amaçlar için kullanılacak raporlar haline getirilmesi ve bu raporların satılması da yapılabilecek bir başka iştir. Ancak bu işi yapacak nitelikte personel yapısı olmaması ve sektörel bir farklılaşma getirmesi bu işin barındırdığı önemli risklerdir.

Bu yazıyı 10 Ekim 2011 tarihinde yetkililere göndermiştim. Bu konularda herhangi bir ilerleme olmamasından dolayı tekrar gündeme getirmek ve bu gündeme getirişi kamuoyu huzurunda yaparak kurumun Şeffaf Yönetim Anlayışına açıklığını ve katılımcılığa verdiği değerin hem insanlara hem de kurumlara katkısının çok büyük olacağını vurgulamak istedim. İlk olarak böyle bir şeffaflığı Mispark abonelerinde sene başında abonelik yapılacak yerler ve abone kapasitelerini duyurarak ve uçak bileti satışı benzeri bir sistemle abone sayısı arttıkça ücreti arttırarak gerçekleştirebilir. Aynı şeffaflığı bir de tkm içerisinde anlık olarak güncelleyecekleri otopark doluluk bilgileri ve belediye bünyesinde oluşturulacak seyahat planlama sistemi tüm ulaşım alternatiflerini (parklanma (park et devam et bağlamında)dahil) vatandaşlarına hem ios hem android hem de digger bütün akıllı telefon işletim sistemlerine uygun bir yazılımla sunarsa çok güzel olacak.

İBB’nin sağladığı PR sayesinde, İlgili ülkelerde gelen ziyaretçilerle, Pakistan’a Mısır’a model olduğunu sanmak ve bunu duyurmakla marka değeri artmıyor. Okumak, Araştırmak, Düşünmek, Düşünmek, Düşünmek ve Çalışmak gerek…

Neyse şimdilik bu kadar…

Yazan: Elyase İSKENDER

Be Sociable, Share!

Leave a Reply