Nükleer Enerji Santrali, Fukushima, Kyoto ve İran

Nükleer santrallerin kurulacağı bölgelerin sınırlandırılması için kullanılabilecek yöntemlerden en hafifi belki şimdiye kadar yapılanı olan psikolojik yönlendirme ve bu yönlendirmeyi sağlayabilecek bu işe inanmış kesimlerin dünya çapında organizasyonu. Bu olayı biraz daha açacak olursak ilkel çağlardan bu yana gelen yönetim anlayışını düşünmek ve bu konuyla ilintilendirmekte fayda olabilir. İnsanlık ilkel çağlardan bu yana korku, açlık ve hayatında başka bir şey yapmasına izin vermeyen meşguliyetlerle yönetilmektedir. Bunu Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisi olarak literatüre kaydetmiş. Maslow hiyerarşisinde insanlar belirli seviyelere ancak alt seviyelerdeki gereksinimleri sağladıklarında erişebileceklerini iddia etmektedir. Maslow hiyerarşisinde kişisel gelişim aslında toplumsal katmanları oluşturan ihtiyaçlar aşağıdaki 5 kategoride toplanmaktadır.

  1. Fizyolojik gereksinimler(nefes,besin,su,cinsellik,uyku,denge,boşaltım)
  2. Güvenlik gereksinimi(vücut,iş,kaynak,etik,aile,sağlık,mülkiyet güvenliği)
  3. Ait olma,sevgi,sevecenlik gereksinimi(arkadaşlık,aile,cinsel yakınlık)
  4. Saygınlık gereksinimi(kendine saygı,güven,başarı,diğerlerinin saygısı,başkalarına saygı)
  5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi(erdem,yaratıcılık,doğallık,problem çözme,önyargısız olma,gerçeklerin kabulü)
Hayatımızı ve çevremizi gözden geçirdiğimizde görüyoruz ki ilk 3 seviyede yeterince kurgu yapılırsa insanların %99,9’u çok rahat yönetilebilir.
Esasında insanlardan mütevellit toplumların organizasyonu olan devletler de bu hiyerarşiye tabiler. Bununla ilgili fikir yürütmelerimizi bir başka yazımıza bırakarak konumuza devam edelim.
İnsanların talepleri de bu çerçevede belirlenebilir. Eğer bir hazineniz varsa hazineye yaklaşılmaması için etrafındaki ormanda garip olaylar olduğunu canavarlar periler olduğunu insanların öldüğünü söylemeniz aslında gayet basit bir savunma mekanizması olmakla birlikte ilk filtre olarak oldukça başarılı olacağı kesindir. 2. aşamada hakikaten bu ormana girenlerin başına birşeyler gelmesini sağlarsanız hikayenin inandırıcılığı artacak ve 2. seviye de insanların ihtiyacı olan güvenlik ihtiyacını kullanarak insanların hareketlerini istediğiniz yönde yönlendirebilirsiniz. Bu olayın bir örneği olarak  son 2 – 3 kar yağışı ile ilgili abartılı meteoroloji uyarısı ile İstanbul’da yaşanan trafik sorununun kriz ortamında zirve yapmasının önüne geçilmesi olarak verilebilir. Uzun lafın kısası 1954’te Rusya’da ilk kurulan nükleer enerji santralinden bu yana 6 büyük (INES seviyesi 5 ve daha büyük olan) nükleer tehdit ile dünya karşı karşıya kalmış bunlar

 

Yıl Yer Ülke Şiddet
1952 Chalk River Kanada 5
1957 Kyshtym Rusya 6
1957 Wind Scale Pile İngiltere 5
1979 Three Mile Island ABD 5
1986 Chernobyl Rusya (Ukrayna) 7
2011 Fukushima Japonya 5
 İlk üçü Kanada, İngiltere ve Rusya’da Nükleer santrallerin kurulmaya başlandığı dönemde 1952 – 1957 yılları arasında olmuş buna rağmen ABD bu numarayı yutmamış ve 1957’de ilk ticari Nükleer Enerji Santralini kurmuş sonra 1979 yılında ABD’de numara yapanlar kervanına katılmış en büyük numarayı ise 1986 yılında Çernobil’de yapmışlar Nükleer santral kurulma niyetleri, planlarının yoğunlaştığı tarihlerle bu tarihleri bir kıyaslamak lazım
Bu arada 2012 Ocak ayında güncellenmiş nükleer santraller haritasını da vermekte fayda var.
Dünyada 431 tane nükleer santral bulunuyorken birçok ülke nükleer santral kurmaya devam ediyorken, güçlü ülkeler nükleer santrallerle yaklaşık 60 yıldır besleniyor gelişiyor dünyamızı hovardaca kirleterek bizlere her türlü istediklerini yaptırıyorken 60 senedir bu tarz bir teknolojiyle enerji ihtiyacını karşılamayan ve teknolojik ve endüstriyel evrimini tamamlayamamış bizim gibi ülkelerin Kyoto denen belgeye imza atması tabi olması çek senet mafyası tarafından boş senete imza attırılan güçsüz insanların durumuna ne kadar benziyor değil mi?
Evet biz de nükleer santrallere karşı olalım hayır diyelim ama önce
  • bu 431 santralin sahibi ülkeler bu santrallerini kapatsın ve
  • onların 60 yıl kullandıkları nükleer enerjiye eşit miktarda bizim gibi ülkelerde de kişi başına düşen enerji miktarını nükleer santrallerle biz de üretelim hesabı kapatalım yada
  • bu 60 senedir nükleer santrallerle semiren ülkeler bizim gibi ülkelerde o 60 senede kullandıkları enerjinin ücreti karşılığında bizim gibi ülkelere yenilenebilir enerji üretimi santralleri kursunlar ve hesabı kapatalım (Bence Kyoto benzeri bir protokole bu madde eklenmeli)
 ondan sonra sonuna kadar nükleere hayır sonuna kadar adaletsizliğe hayır sonuna kadar zorbalığa ve zulme hayır.
Esasında bu konu 1939 yılında Atom bombasının yapılması ve insanlığa karşı kullanılması ile sonuçlanan ve Amerika, Kanada ve İngiltere tarafından başlatılan Manhattan Projesine oradan Pakistan’a, Kuzey Kore’ye ve İran’a ve İsrail bağlantısına doğru genişletilebilir lakin bende o derinlik yok.
Yazan: Elyase İSKENDER
Be Sociable, Share!

Leave a Reply